Mekan Eleştiri: Doğubank İşhanı "Ah nerede o eski İstanbul..."

Bugünün macerası Doğubank İşhanı oldu. Mobil Blog'da bahsettiğim üzere Capacity'de ElectroWorld'ü gezdikten sonra, Sirkeci'ye yola çıktık.

Benim için eskiden "elektronik" kelimesiyle birlikte anılan, Yazıcıoğlu'ndan bile önce kendimi Tokyo sokaklarında dolaşıyormuş sandıran Doğubank. Ucuz elektroniğin, pazarlığın, kalabalığın, teknolojinin göbeği.

Artık bitmiş.

Sirkeci'de geçen bir öğleden sonra düşünün ki, kendime bir pantalon aldım, Aylin'e bir güneş gözlüğü aldık... mısır çarşısının yanında ki hayvan satıcılarını gezmemiz en eğlenceli aktivite oldu.

Doğubank'ın içinde bol bol saatçi ve gözlükçü - artık heryerde aynı fiyata görebileceğiniz elektrnik eşyalar - dışında yine bol bol saatçi ve gözlükçü. Yanıma; "CD var CD var.. film var.. insanlı film var.." diye 1 çocuk bile yanaşmadı.

İlgimi çeken 1 yer göremedim. Eskiden heyecandan titreyerek girdiğim bazı dükkanlar, D&R benzeri DVDcilere dönmüşlerdi, işin kötüsü aradığım filmleri - onu bırakın "Babam ve Oğlum" filminin her yerde satılan DVDsini normal fiyatından bile bulamadım.

Şimdi zaten ortalama bir elektronik dükkanının albenisine, bol kalabalık, düzensiz yerleşim, kötü kokulu insanlar, bol türbanlı, çarıklı ve sakallı insan ekleyin. Bunları jöleli saçlı gençlikle çarpın. Trafik sorununu da ekleyin. Geriye bir daha gitmek istemeyeceğiniz bir mekan kalsın.

Git-me-yin!

Şimdi Cengiz Han'a gidelim bakalım.

Hiç yorum yok: