Film Eleştiri: What the Bleep Do We Know? "Bilmesemde olurmuş"

Şans eseri, daha önce içeriği hakkında fikrim olmayan bu belgeseli seyretme fırsatım oldu. Başında, bu aralar sinsice ilgi alanıma giren kuantum fiziğiyle ilgili olduğunu görüp sevindim.

Belgeseli seyrederken sinirlendim. "Yahu, bu anlattıkları bana safsata gibi geliyor ama bir sürü bilim adamı konuşuyor. Bir sürü şeyi yanlış biliyormuşum demek ki" diye düşündüm.

Sabırla, sonuna kadar (2ye bölüp izleyebildim), bazen az da olsa mantıklı gelebilecek bir sürü hoşuma gitmeyen fikri sindirmeye çalışarak seyrettim.

Belgeselin sonunda, ki belgesel iyiden iyiye Secret (Sır)'a döndükten sonra - benden binbir şeyi binbir şekilde daha iyi bilen bilim adamlarının kimlikleri teker teker açıklandı. Aa! Ne göreyim, bilim adamı sandığım kuantum fiziği ile ilgili atıp tutan kişilerin bir çoğu teolojist, filmi sponsore eden dernek "Ramtha'nın aydınlanma okulu", belgesel boyunca en çok konuşan kadın okulun kurucusu - belgesel amacı da bilim ve ruhanilik arası metafizik bir köprü kurmak olduğu ortaya çıktı!

Nasıl mutlu oldum bilemezsiniz. Bir an, "Yahu bir sürü kuantum fizikcisi, bu kadar saçma sapan şeyler söylüyorsa bir yerlerde çok feci çuvallamışım" diye düşünmedim değil. Derin bir nefes aldım.

Wiki'ye girdim, Amazon'a girdim. Belgeselin, bilimi yanlış gösterdiğini, sözdebilim olduğunu, kuantum mistisizmi olduğunu okudukça rahatladım.

Şimdi, planım, bilgi yetersizliğim nedeniyle yeterli ahkam kesemediğim ve oyuna geleyazdığım kuantum fiziğini etraflıca öğrenmek. Ortalama bir insanın bilim hakkında yetersiz olan görüşlerini saptırmaya çalışan Ramtha Ruhanilik Okulunu kınıyorum. :)

Aman sakın seyretmeyin. Yerine Secret'i okuyun. Onu da boşverin, kendinizle barışın olsun bitsin. Kendinizle barışmak için kuantum fiziğine ihtiyaç duymanıza gerek yok. Ya da belgeseli seyredip gaza gelip "Ben de tanrıymışım! Hepimiz tanrıymışız!" diye etrafta koşturmanıza da gerek yok.

Hiç yorum yok: