Yurtici Kargodan Nefret Ediyorum!

Malum evleniyorum. Davetiyeleri bir şekilde insanlara ulaştırmam lazım. Yurtiçi Kargo'yu çağırdım, geldiler verdim bir kaç davetiyeyi yolladım.

Bir gün sonra telefonum çaldı.
- Burak bey, Yurtiçi Kargo'dan arıyoruz. Kapınızdayız kimse yok.
- Ben Orkun. Kargoyu gönderen benim.
- Burak bey, ne yapalım, kime teslim edelim?
- Beyfendi, ben Orkun. Gönderen kısmında yazıyorum ben. Kargoyu ben gönderdim, Burak teslim edeceğiniz kişi, yanlış aradınız.
- Abi, bu adam Orkun diyor. Burak değilim diyor ben gönderdim diyor napiyim?

Bu noktada sanırım kendinden yaşça büyük ustasıyla konuşuyor padawan.

Telefona usta geçiyor:
- Orkun bey?
- Benim!
- Burak bey evde yok.
- Eumm, bırakın gidin kapıya. Davetiye o, sorun değil.
- Bırakamayız. İmza almamız gerekiyor.
- Tamam, sorun değil, ben yolladım onu. Bırakabilirsiniz.
- Olmaz. Müşteriler hep öyle diyor, sonra bizi şikayet ediyorlar. İçinde elmas falan oluyor bunların.
- Yahu incecik zarf o, davetiye var onda. Düğün davetiyesi o. Bırakın.
- Olmaz bırakamayız.
- Beni niye aradınız o zaman?
- Bir çözüm sunarsınız diye.
- Hmm. (Rengim yeşile doğru dönüp, kütlem büyümeye başladı) Ben bir daha sizinle çalışmak istemiyorum, davetiyeyi geri getirin, parasını da geri verin. Çözümüm bu.
- Olmaz. Geri getiririz ama paranızı geri veremeyiz.
- Peki. (Güzel bir düşünce bulup, kendimi sakinleştirip olayı baştan ele almayı tercih ediyorum) Zaman zaman gittiğiniz yerlerde pakedi teslim edemediğiniz oluyor mu?
- Evet.
- Ne yapıyorsunuz o zaman?
- Kağıt bırakıyoruz, gelip şubeden alıyorlar.
- Adınız nedir?
- Caner ben.
- Caner bey, prosedürünüz neyse onu uygulayın. İyi günler.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Valla yok kağıt mağıt kapıda :)

MoD dedi ki...

yuuu. yarin bana geri mi getirecekler aceba. hmmmph.

Unknown dedi ki...

ay kirildim

Adsız dedi ki...

Uygulamada bir sorun göremedim açıkcası. ( Telefonla sizi araması dışında ) Normal prosedür not bırakıp gitmektir.