Tabii ki her konuda ahkam kesecek derecede kendini bilmez biri futbol hakkında yazmazsa olmaz.
Öncelikle, 90 dakika oynanan bir maç hakkında, medyanın toplam konuşma süresi 1000+ saat oluyorsa futbol medyasının saçmalıyor olması kaçınılmaz.
Bir radyo kanalı 24 saat futbol hakkında konuşacak güç buluyorsa, saçmalamaması imkansız.
Bir gazete 365 gün en azından 3 sayfa futbol haberi vermek zorundaysa, saçmalamaması imkansız.
Tabii ki 90 dakikalık tek bir maç için, siz saatlerce yayın yapıyor, konuşuyor, makaleler yazıyorsanız teknik taktikten girip, futbolcuların kafalarındaki jöle hakkında konuşuyor OLMALISINIZ.
Tabii ki, her futbolcuyu ve futbol adamını 1 gün övmeli, 1 gün yermelisiniz. Diğer spor yorumcularıyla dalaşmalı, 1 gün dediğinizin, diğer gün dediğini tutmamasına özellikle özen göstermelisiniz ki bu konularda daha da çok konuşabilesiniz.
Esasında bir futbol maçıyla, futbol sonrası bu eleştiri işini TAMAMEN ayırmalıyız. Futbol sonrası eleştiri işi, bir çeşit kendi kuralları olan şov işi. Aksi halde Erman Toroğlu, Ahmet Çakar gibi şovmenler türeyemez.
Ahmet Çakar-Erman Toroğlu futbol eleştirmenleri midir? Kesinlikle hayır.
Onlar futbolun bir yan ürününü iş haline getirebilmiş, öncü şovmenlerdir. Onlara öykünen, onların izinden giden spor yazarları da mutlaka var olmalıdır. Ancak, kesinlikle onların yaptığı işi futbol sporuyla bağdaştırmamak lazımdır.
Bu tür şov programlarını zevkle izleyebiliyorum - bahsettikleri, konunun ana çerçevesi olan maçı seyretmemiş olsam, ilgilenmemiş olsam bile.
Bu durumda ne oluyor? Seyretmediğim ve belki de zevk almadığım bir maç sebebiyle çok doyurucu bir şov izlemiş olabiliyorum. Kesinlikle maçla bağlantılı değil.
Tehlike, bu şov işini net kotaramamış, bu ikiliye öykünen bazı futbol adamlarının şov bilincini tam kavrayamayıp maçla-şovu, eleştiriyle-şovu birbirine katmaları. Bu durumda; fanatizm, yalan haberler, haksız eleştiriler ve tatsız durumlar ortaya çıkabiliyor.
Alternatif olarak, amacım seyredip zevk aldığım bir maç üzerine tatlı niyetine analiz ve bilgi almaksa eğer, Rıdvan Dilmen-Mustafa Denizli gibi saygın, doyurucu futbol yorumcularının işlerini dinlemem/okumam.
Bu iki türün arası ise daha kendini bilmez, ne yapacağını anlamamış başarılı yorumcular/eleştirmenler zaten.
Futbol Uzerine Ahkam
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder