İnançsız Olmanın Dayanılmaz Hafifliği Bölüm I - Reenkarnasyon

Yeni yazı dizimizde, 100% inançsız MoD, durumunun verdiği özgürlükle bazı tabular hakkında ahkam kesecek. Bu vesileyle bir sürü nefret, kınama ve tehdit almayı hedefliyorum.

Öncelikle "inançsızlık" kastım, sadece din vesaire olarak algılanmamalı: Yazı dizisi ilerledikçe görülecek olduğu gibi HER TÜR sorgulamadan kabul edilen konu inançsızlık kapsamına girecek. Ağırlıklı olarak tüm fantastik, doğa üstü, psişik, parapsikolojik, batıl düşünceler teker teker ele alınacak.

Tabii ki, bütün bu düşünceler tamamen MoD'a ait olup, kesinlikle çürütülebilir, yalanlanabilir ve yanlış bulunabilir. Ancak, değerli okuyucu, düşüncelerimi en azından aklınızda tartmanızı rica ediyor olacağım. Hedefim, sizi düşündüklerinizin aksine inandırmak değildir; sadece, yapabilirsem, görüşünüzü genişletmeyi hedefliyorum.

Reenkarnasyon: "Yararlı Bulmuyorum"

Tartışacağım konu, reenkarnasyonun varlığı veya yokluğu değil. Sizin, inancınıza göre daha önce prenses olup olmamanızı, ölünce bir böcek olarak dünyaya tekrar geleceğinizi ya da sürekli reenkarne ola ola ruhunuzu yüceltip eğitiminizi tamamlıyor olacağınızı tartışmayacağım.

Tek bir sorumvar: Reenkarne olup olmamanız sizi neden ilgilendiriyor?

Daha önceki yaşamlarınızı hatırlamadığınız müddetçe, dünyaya ilk gelen insan olup olmamanız sizi hiç bir şekilde ilgilendirmiyor. Piramitleri yapmış olan firavunların yeniden vücut bulmuş hali olmanız size bir şey kazandırmıyor. Bundan sonraki yaşamınızda, zaman makinesini yaratacak olan üstün bilim adamı olacak olmanız da şu anki varlığınızı ilgilendirmiyor.

Çünkü bu kişilerin hiç biri SİZ değilsiniz - Hatırlamıyorsunuz.

Bir süre sizi SİZ yapan şeyleri düşünün. Huylarınızı, hatıralarınızı, genetik mirasınızı ele alın. Reenkarne olduğunuzda bunların hiç birine sahip olmayacaksınız. Yeni bedeniniz sizden bi haber olacak, siz de yeni bedeninizden.

Denilebilir ki, reenkarnasyonlarım arasında vuku bulan ve esas BEN olan ruhum ve/veya varlığım, bu ölüm/doğum aralarında tüm yaşamışlıklarımdan haberdar oluyor. Daha da ötesi, her yaşamım bu ruha bir katkı sağlıyor. Tamam. Kabul edelim.

İyi de bundan SİZE ne? Siz o yüce ruhunuzu bilmiyorsunuz - hatırlamıyorsunuz. O sizi hatırlıyor, biliyor - O düşünsün.

Özetle, reenkarnasyonun var olup olmaması sizin için herhangi bir önem teşkil etmiyor olmalı. İnanmakta özgürsünüz elbette, ama inanmadığınız için kaybettiğiniz bir şey de yok.

Eğer, önceki yaşamlarınızı hatırladığını söyleyen biriyseniz size sorum şu olacak: Ne gibi bir yararını gördünüz?

3 yorum:

Ekim Nazım Kaya dedi ki...

Benzer bir şekilde ölüm korkusunu anlamsızlaştırmaya çalışmıştım. Siz doğmadan önce "yaşamıyor olmaktan dolayı" sıkıntı duyuyor muydunuz? Öldükten sonra da duymayacaksınız :)

Baris Ergin dedi ki...

ben önceki yaşantımda sendim, buna ne diyeceksin bakalım? :)

Adsız dedi ki...

bence yok reenkarnasyon diye bir şey varsada cidden banane :) üzerine düşüneceğime tekrar yeni şeyler öğrenmeyi tercih ederim :)