Tiger! Tiger!'ı bilirsiniz, 1956'da yayınlanan bir bilim kurgu klasiğidir. Biri zor bir durumdayken ıkınarak ışınlanmayı (Evet, teleport demedim, düşündüm ışınlanma dedim) başarır. Sonra anlaşılırki herkes ıkınarak ışınlanabiliyor. Dünya ve kültür değişir...
Nightcrawler'i bilirsiniz, Mavi Alman mutant, görebildiği yerlere ışınlanabilir. Işınlandığında bir duman ve osuruk kokusu oluşur.
Hayden Christensen'i bilirsiniz, zamanla gücün karanlık tarafına geçecek ama son anda kelime-i şehadet getirip cennete gidecektir. Ops, pardon, olağan başarısızlığıyla oradan oraya ışınlanacaktır. Biz buna "zıplamak" diyelim, çocukluğumuz boyunca Kirk ve Spock'ı bi gemiye bi gezegene ışınlayan Scotty'i küçümsemeyelim.
Yönetmen, Hayden'in oradan oraya zıplaması efektini çok sevecek, film boyunca oradan oraya zıplatacak, zıplatırken yanına önce küçük eşyalar ekleyecek, sonra araba sonra otobüs sonra tır, kesmeyince apartman ekleyerek son film karesine kadar gelecektir.
Hayden, her işini zıplayarak yaptığından zamanla yağ bağlayacak, film sürecinde zıplayarak tavladığı pek de güzel olmayan ve filmin yarısı boyunca dudağında makyözlerin tam kapatamadığı sivilceyle dolaşan kız arkadaşıyla peşinden ilelebet Samuel Jackson koşarken devam filmlerine konu olacaktır.
Ayrıca, en son 7 yıl önce gördüğünüz bir kıza gidip - bir Paris bileti ikram ederek otele varır varmaz yatabileceğiniz gerçeği filmdeki en didaktik unsur olarak göze çarpmaktadır.
Film Eleştiri: Jumper "Ikınarak ışın..film!"
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


1 yorum:
Bi kere o Paris değil Roma biletidir. Kız hayatta hayallerini gerçekleştiremeyerek kendi köyünde barmaid olabilmiş, ufak tefek çirkin bi kızdır ve çocuk 8 yıl boyunca dünyanın her tarafını görmüş geçirmiş olmanın verdiği bi karizmayla kızı elinden tutup first class uçurup sonra da Roma'nın en iyi oteline götürdüğü için de sonuç son derece normaldir :)
Yorum Gönder